Gazete Selçuk

Yeni Türkiye, Yeni Başbakan, Yeni Atatürk!

SNC00268 - Kopya Birçoğumuz duymuştur, okumuştur ya da düşünmüştür ki: Recep Tayyip Erdoğan 2. Atatürk olma yolunda. Bu söyleme katılanlar kadar katılmayanlar, bu düşünceyi destekleyenler kadar desteklemeyenler vardır. “Atatürk olunmaz, Atatürk doğulur.” diyenler bir tarafa, Erdoğan’ı 2. Atatürklüğe hatta Mustafa Kemal’i içselleştiremedikleri için asıl Atatürk olarak Erdoğan’ı özümseyenleri dikkate almak gerekir.

Mustafa Kemal nasıl Atatürk  oldu? sorusunu yönelteceğimiz herkesin yanıtı “yeni” kelimesini içerecektir. Osmanlı Devleti Hükümeti dağıldı ve Mustafa Kemal önderliğinde yeni hükümet kuruldu. Hükümetteki yenilik yönetici safında sınırlı kalmayarak, halk da malum köklü yeniliklere maruz bırakıldı. Yönetim şekli değiştirildi. Ve ülke Osmanlı Devleti’nden sonra inkılâpların, yeniliklerin, değişikliklerin köklü olması hasebiyle Yeni Osmanlı adını değil Türkiye Cumhuriyeti adını aldı. İşte Mustafa Kemal de Türkiye Cumhuriyeti’nin önderi olarak bu ülkenin Atatürk’ü oldu. Yakın zamana kadar bu Atatürk’lük Mustafa Kemal’e eleştiri getirilememesine vesileydi. Eleştiri demek hakaret demekti, saygısızlık demekti, o Atatürk’tü. Diğer taraftan, ben hatırlamıyorum ki; Mustafa Kemal’den sonraki herhangi bir siyasi lider Mustafa Kemal’le aynı kefeye konulsun, karşılaştırılsın. Bu da Atatürk’e hakaretti. Bugüne kadar siyasi liderlerin Mustafa Kemal’le ilgili en ileri münasebeti ancak onu örnek alarak olabilirdi. Bugün ise –yazımın başında da belirttiğim gibi- hemen hemen hepimizin kulağına, gözüne ilişmiştir Tayyip Erdoğan’ın Atatürk olma yolunda olduğu. Bugün Erdoğan Mustafa Kemal’le karşılaştırılabilir olmuştur. Peki Erdoğan, Mustafa Kemal’i örnek almamış mıdır? Geçtiğimiz sene Erdoğan, ne kadar “Herkese göre farklı bir Atatürk yoktur.” dese de bu ülkede 76 milyon nüfusun 76 milyon adet Mustafa Kemal’i vardır, herkesin ayrı bir Mustafa Kemal algısı… Dolayısıyla Erdoğan’ın da bir Mustafa Kemal’i vardır. Kimileri için korkulası, kimileri için sevindirici bir yol olan Erdoğan’ın Atatürk olma yolu zannediyorum ki;  Mustafa Kemal’le de beslenmektedir. Aynı şekilde 76 milyonun 76 milyon adet Tayyip Erdoğan’ı vardır, herkesin ayrı bir Tayyip Erdoğan algısı. Ben Erdoğan’ın Mustafa Kemal’i birçok Kemalistten daha verimli okuyup, yorumladığını düşünüyorum. Mustafa Kemal ile Erdoğan’ı bireysel donanım ve kazanımları, tecrübeleri açısından karşılaştırmak farklı siyasi dönemleri, farklı sosyolojik yapıları, farklı tarihsel şartları karşılaştırmak olacağı için bizleri çıkmaza götürür. Ayrıca böylesi bir tartışma “Kara Murat’la Polat Alemdar kavga etse hangisi kazanır?” tartışmasından ileri geçemez. Ancak Mustafa Kemal’in yenilikleri ile Erdoğan’ın yenilikleri bir nebze karşılaştırılabilir.

Mustafa Kemal’in yenilikleri köklü yeniliklerdi, yani halkın çoğunluğunun alışık olmadığı, bir türlü özümseyemediği yabancı kaynaklı yeniliklerdi. Batı merkezli yeniliklerdi. Erdoğan’ın yeniliklerine köklü denilip denilemeyeceği tartışılır ancak alenidir ki, Erdoğan’ın yenilikleri büyük oranda halkın çoğunluğunun rızasının olacağı türden yeniliklerdir. Ak Parti’nin kurulmasından itibaren süregelen ve son günlerde Erdoğan’ın halk tarafından doğrudan cumhurbaşkanı olarak seçilmesi, Davutoğlu’nun başbakan olmasıyla da birlikte artan restorasyon vurgusu, söz konusu ettiğim yeniliklerin idamesine işaret etmektedir. Mustafa Kemal’in kimi yeniliklerinin özünde eskiyle yani Osmanlı Dönemi’yle bağı koparmak vardır. Kimi yeniliklerinde ise belki de eskiye dönüş yani Osmanlı öncesine dönüş vardır. Tayyip Erdoğan’ın kimi yeniliklerinde eskiyle yani Mustafa Kemal Dönemi’yle bağı koparmak varken kimi yeniliklerinde ise eskiye dönüş yani Mustafa Kemal öncesine dönüş sezilebilmektedir. Mustafa Kemal’i Atatürk yapan vasıf ve şartlar Tayyip Erdoğan için de hâsıl olur mu bilemiyoruz. Tayyip Erdoğan’ın bu türden bir niyeti ve çabası var mıdır yok mudur bilemiyoruz. Mustafa Kemal-Tayyip Erdoğan karşılaştırmasının halk kesiminde başladığını biliyoruz. Zaman zaman akademik çevrede de bu tür tartışmalar görebilmekteyiz. Ancak kayda değer bir şekilde siyasi kademede böylesi bir tartışma ne zaman peyda olur ya da olur mu onu da bilemiyoruz.

Bu açıdan bunları erken yazmış, erken söylemiş olabilirim ancak bana bunları asıl yazdıran şey hükümetin “Yeni Türkiye” sloganı ve Sözcü Gazetesi’nin şu haberi-fotoğrafıydı:

 sözcü

   Bugüne kadar tabii ki zaman zaman Mustafa Kemal – Tayyip Erdoğan karşılaştırması farklı içeriklerle basında yer aldı. Ancak Ak Parti’nin “Yeni Türkiye” sloganlarıyla yaşanılan şu siyasi süreçte, yukarıdaki haber ve fotoğrafla birlikte; Mustafa Kemal ve Tayyip Erdoğan karşılaştırmasına en başta tepki gösterecek olanlardan biri olan Sözcü Gazetesi, böylesi bir karşılaştırmayı kendileri için de meşrulaştırmışlardır. Sözcü Gazetesi’nin Mustafa Kemal taraftarı olarak da olsa böyle bir karşılaştırmayı yapılabilir hale getirmesi, karşılaştırmanın diğer tarafını yani %50’nin üzerinde oy alan Erdoğan taraf ve taraftarını da dikkate almasını gerektirir.

Sonuç olarak; Recep Tayyip Erdoğan kimine göre Türkiye Cumhuriyeti’nin 12’inci, kimine göre “Yeni Türkiye”nin 1’inci cumhurbaşkanıdır. Açıkçası şu ki; Osmanlı Devleti yıkıldı Türkiye Cumhuriyeti kuruldu, Türkiye Cumhuriyeti yıkıldı “Yeni Türkiye” kuruluyor. (Örn: Yeni Zelanda)

Bu yeniliklerin ülkemize ve insanlığa hayırlı olması için Allah’ımıza niyaz halindeyim. Selametle…

Hakan YAPICI
hakanyapici@gazeteselcuk.com
twitter.com/Ha_kanYAPICI


Günün Fırsatı http://www.travian.com.tr/

URL: http://www.gazeteselcuk.com/?p=5023

Yazan - Ağu 29 2014. Kategori Gündem. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz


+ 5 = yedi

Foto Galeri