Gazete Selçuk

SEVGİLİN Mİ VAR? DERDİN VAR

sevgili_eleleBu başlığı görünce-okuyunca aklınıza ilk gelen dertleri tahmin edebiliyorum. Sevgilinin kaprisleri, kıskançlıkları, aşırı ilgisi ya da ilgisizliği… Bunlar, çiftin ilişkisinden kaynaklı şahsi sıkıntılardır. Bence, adına “dert” bile diyemeyeceğimiz gereksizlikte bireysel dertlerdir bunlar. Benim paylaşmak istediğim dert ise daha elzem, daha toplumsal ve daha farklı…
Gözlediklerimden ve uzunca bir derin düşünme sürecinden çıkarımım şudur ki: Günümüzde özellikle sevgililik, birçok insanı orijinallikten ve özgünlükten etmektedir. Sevgili olmaya, sevgili edinmeye yaşamsalmışcasına duyulan ihtiyaç, o insanı sıradanlığa sürüklemektedir. Aslında sadece sevgililikten, çiftlerin birbirleriyle olan ilişkisinden değil gün içersinde yaşanan birçok iletişim ve diyalogdan rahatsızım. “Ne yapıyorsun?” sorusuna “Nasılsın?” sorusunun cevabı olan “İyiyim” i verecek kadar klişe ve ezbere yaşamaktayız. Bu ufak ayrıntıyı bir kenara bırakarak, “Çok hoşsun”, “Gözlerin çok güzel”, “Çok tatlısın ya” … “Benimle çıkar mısın?” larla başlayan sevgililiğin üzerinde durmak istiyorum.
Ben insanlığın önüne bir pano asıldığını tahayyül ediyorum. Ve panoda, “Sevgililer İçin Yapılacak Şeyler” başlıklı bir liste…

  • Sevgililer birbirlerine aşkım, bir tanem, bebeğim, hayatım gibi sözcüklerle hitap etmeli.
  • Sevgililer el ele tutuşmadan yolda yürümemeli.
  • Sevgililer sinemaya gitmeden duramaz.
  • Erkek kıza çiçek almadan olmaz.
  • Sevgililer bir mekanda baş başa kalırsa öpüşmeli. (Mekanın tenha olması da yeterli) Hatta öpüşmek amacıyla baş başa kalınmalı.
  • Sevgililik, “Seni çok özledim”, “Sensiz nefes alamıyorum”, “Sana sonsuz güveniyorum” gibi cümlelerle pekiştirilmeli.

İşte birçok insan yine böylesine klişe bir süreçle sevgili olduktan sonra, eğer ilk ilişkisiyse bu panoya bakarak davranışlarını şekillendirmektedir. İlk ilişkiden sonra artık bu panoyu yalamış yutmuş bir şekilde, ezbere yaşamaktadır sevgililiğini. Tabiri caizse ve somutlaştıracak olursak, şöyle düşünmektedir insan: “ Sevgili olduk, yapılacaklar listesine bakayım. Hımm… Aşkım diyecekmişim, elinden tutacakmışım, sinemaya gidecekmişim, öpüşecekmişim, sonsuz güvenecekmişim. ” Bu bence samimiyetsiz davranış ve diyaloglar ve türevleri, sadece sevgililikte değil diğer ilişki türlerinde de yani birçok arkadaşlık, evlilik ve nişanlılıkta da sıkça görülmektedir. Bu da muhtemelen evli-nişanlı çiftlerin sevgililik yaşamadılarsa sevgililiğe özenmelerinden, yaşadılarsa sevgililiğe özlemlerinden kaynaklanmaktadır.

Bana ayrılan köşenin sonuna geldik. Bir sonraki yazımda “güven” i, hatta “sonsuz güven” i sorgulamak üzere… Selametle.

TOPLUMA NE DERSİ VERİLMELİ?
Zihnin nasıl kullanılacağının ve samimiyetin dersi verilmeli.

 

Bilge SEL

 


Günün Fırsatı http://www.travian.com.tr/

URL: http://www.gazeteselcuk.com/?p=2639

Yazan - Mar 4 2013. Kategori Gündem, Selçuk Üniversitesi. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

1 Yorum - “SEVGİLİN Mİ VAR? DERDİN VAR”

  1. nermin

    Her insanın bir başkası tarafından sevilmek ,daha doğrusu beğenilmek hoşuna gide bu nedenle insanlar sevgili edinmek için çabalıyorlar sanırım.İnsanlar yalnızlıklarından kurtulmak başka biriyle bir şeyler paylaşmak isterler her zaman.

Yorum yaz


× 4 = dört

Foto Galeri