Gazete Selçuk

Fadile Duygu Bilgin: “Allah’ın Emaneti…”

1604947_10203314928371945_461083844_n ALLAH’IN EMANETİ: ÇOCUKLARIMIZ

Çocukken en sinir olduğum şeylerden biri de misafirliğe gittiğimizde ev sahibinin bir şey ikram etmeden önce hem “Şu çocuklara verelim de aradan çıksın.” demeleri hem de anne ve babalarımıza özel tabaklarda pastalar koyulurken biz çocuk sürüsüne tepsinin içine ortak yememiz için iki tabak konulması ve bütün çocuklarla o iki tabağın içindeki pastaları kapma yarışına sokulmamızdı. Bize de ayrı ayrı tabakların verilmeyişinin sebebi sırf çocuk olmamızdan mı kaynaklanıyordu?  Ayrıca biz niye aradan çıkarılması gereken varlıklar olarak görülüyorduk ki? Biz size birer baş belası mıydık yoksa Yaratanın birer emaneti mi? Bizler de emanet bırakılan şey çok önemlidir, o şeye asla zarar verilmez ve emanete özenle bakılır. Emanete hıyanet ise çok kötü bir davranış olarak nitelenir hem örf ve adetlerimizde hem de dinimizde öyle değil mi? Peki nedir bu çocuk diye baştan savmalar? Ramazan bayramı olur kötü şekerler çocuklara sunulur iyileri de gelen büyük misafirlere… Hâlbuki bayramlarda özellikle çocukları sevindirmek daha önemli ve sevap değil mi? Çocuk kalbi kazanmak kadar güzel bir şey yok aslında ama büyüklerin çoğu yıllarca çocuklarını ruhen kaybediyorlar ve o çocuklar sevgiyle doymayan ruhlarını başka şeylerle doldurmaya kalkıyorlar. Lütfen biraz çocuklarınızı sevin, sevdiğinizi gösterin! Onlar size gücünüzü tatbik etmeniz için verilmedi… Çocuklar her şeyi ağlatarak öğretmeniz için size emanet edilmedi…  Çocuklar, onları dövmeniz, onlar üzerinde diktatörlüğünüzü göstermeniz, onlara bağırmanız, hakaret etmeniz için size emanet edilmedi…  Çocuklar, çocukluklarından nefret etsin, çocukluğuna, çocuk oluşuna lanet etsin diye size gönderilmedi…  Her dayak yedikten sonra gözlerinden damlayan yaşın hesabı sorulmayacak mı sanıyorsunuz? Anne ve baba oldunuz diye Allah’a karşı evlatlarınızdan da sorumlu olmadığınızı mı düşünüyorsunuz? “Ne de olsa ben babayım her zaman benim dediğim olur, ben getir diyorsam getireceksin yoksa döverim!” dediğiniz çocukların terbiyesini böyle mi oluşturacaksınız? Onları her daim korkutarak, pısırıklaştırarak mı yetiştireceksiniz? Ey sizden küçük diye üzerinde her türlü şeyi yapma hakkını kendinde gören anne babalar, çocuklarınızı Allah’ın huzuruna böyle mi hazırlayacaksınız! Böyle mi onlara örnek bir Müslüman olacaksınız? Böyle mi Peygamberin sünnetini yerine getireceksiniz? Sevgi dilini bırakıp; bağırarak, çağırarak ve döverek mi Peygamberi örnek aldığınızı düşüneceksiniz?  Böyle mi çocuğunuzu bu millete ve bu dine hayırlı birer evlat olarak yetiştireceksiniz?  Eğer şiddetle, baskıyla çocukları susturuyorsanız unutmayın bir gün o çocuklar da büyüyecek! Çocuğunuza dayakla, küfürle, baskıyla ektiğiniz tohumlar gün gelecek yeşerecek ve size de aynı şekilde meyvesini verecek; KÜFÜR, BASKI, ŞİDDET şeklinde…

Anne ve babalar, çocuğunuzda gördüğünüz en ufak bir kusurdan dolayı çocuğu itham etmek yerine önce kendinizi bir hesaba çekmelisiniz… Çocuğu hangi yönde eğitirseniz o yöne meyleder ve gider… Küfürlüyseniz küfür etmeyi öğrenir, öpüyor ve kokluyorsanız o da öpmeyi ve koklamayı öğrenir ve bunu yapar… Çocuklarınızı en ufak hatalarında dövüyorsanız onlar da dövmeyi öğrenir ve onlar da kendilerinden küçük olan varlıklara aynı muameleyi yapar… Çocuklarınızı severek büyütüyorsanız onlar da sevmeyi öğrenir ve sizi de insanları da severler…  Çocuk yetiştirmek sabır işidir, sanattır da ayrıca… Yapmaya başladığınız bir resme fırçaları sert darbelerle vurarak resmi yaparsanız resminiz kalın ve sert darbeli ve haliyle biraz ürkütücü bir görüntü oluşturur ama fırçayı bir kuğu edasıyla, özenle,  çizmek istediğiniz ince bir dalı büyük bir sabırla ve itinayla çizerseniz resminizdeki o dal ince ve zarif olur ve öyle gözükür… Sizler “Ben yavrumu acaba nasıl iyi bir insan, iyi bir Müslüman olarak yetiştirebilirim.” diye dert eder ve bunların çarelerini ararsanız karşınıza çareler de çıkıverir ve bilinçli bir şekilde elinizden geleni yapar ve gerisini Allah’a bırakırsınız…

Çocuklar, sizlere onları İslam’a, insanlığa en uygun şekilde yetiştiresiniz diye emanet ediliyor… Onlara hükümran olun diye değil… O yüzden her evlenecek çiftin evliliğe dair, çocuk yetiştirmeye dair bilinçlenmesi gerekiyor… Bir annenin, bir babanın hayırlı evlat yetiştirebilmesi için önce kendilerini doğru düzgün yetiştirmeleri gerekiyor… Önce birey, kendini düzeltip yetiştirmesi, doğru dürüst bir insan olması için çabalamalı sonra da çocuğunu sevgi diliyle, onun da anlayacağı bir dille ikaz ederek, kurallar koyarak yetiştirmelidir… Dövmek ve sövmek işin en kolayıdır, herkesin en rahat yaptığı şeydir önemli olan anne ve babaların evlenirken aynı zamanda kendisine emanet edilecek olan evlatlarını doğru bir şekilde yetiştirmesi gerektiğinin bilincinde olması ve buna göre hareket etmesidir… Unutmayın, sizin sevgisiz bıraktığınız çocukları bir başkaları sevgi adı altında kapar götürür de ruhunuz bile duymaz…

Fadile Duygu BİLGİN

 

 


Günün Fırsatı http://www.travian.com.tr/

URL: http://www.gazeteselcuk.com/?p=4814

Yazan - Şub 26 2014. Kategori Gündem. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

1 Yorum - “Fadile Duygu Bilgin: “Allah’ın Emaneti…””

  1. Mehtapınak

    Anne babaların edinmesi gereken bilinçten bahsedilmiş ama, bu bilincin kaynağından, nasıl edinileceğinden bahsedilmemiş.

Yorum yaz


beş + = 11

Foto Galeri